18
Apr
2013

Sosyal medya yatırım getirisi

Knowledge is the best investment...

Bunun şu iki soruya cevap veren bir blog olması gerekir:Sosyal medyada yatırım getirisini hesaplamak mümkün müdür ve bu nasıl yapılır?Bu bunun hakkında bir blog olmalıydı, ancak bu iki spesifik soruyu cevaplamamaya karar verdim; çünkü dünyadaki en iyi formülün bile, öncelikle neden sosyal medyaya katılmaya karar verdiğinizi bilmiyorsanız, size bu yatırımın getirisini hesaplamanıza yardımcı olamayacağının farkındayım.Eğer markanız tüm diğer markalar da orada olduğu için sosyal medyanın bir parçası ise, o zaman ciddi bir probleminiz var demektir.Satış bölümündeki arkadaşlarınıza neden Facebook sayfanıza yatırım yaptığınızı açıklayamayacaksınız çünkü "herhangi bir kolej öğrencisi de bunu yapabilir ve bu daha iyi satış rakamları sağlamayacaktır".Mantıken, markanızın sosyal ağlardaki varlığını objektif bir şekilde haklı göstermek için rakamlarla düşünmeye başlamanız ve çözümler bulmaya çalışmanız gerekir.Bu sizi doğrudan başa getirir ve tüm bu hikâyeye neden giriştiğinizi merak etmeye başlarsınız. 

Beni bu sosyal medya üzerindeki tüm bu yatırım getirisi olayıyla ilgili büyüleyen şey, diğer geleneksel medyanın aksine, faydalı bilgi edinebileceğimiz çok hassas bir metrik olmazdı.Beni büyüleyen şey, sürekli olarak görmezden geldiğimiz şeyin, sahip olduğumuz bilgilere değer vermek yerine sahip olmadıklarımızı tartışmaya devam etmek olmasıdır. Müşteriler sosyal medyaya TV reklamlarından defalarca daha az yatırım yaptıkları gerçeğine nadiren değinirler.Bunun psikolojik olan dışında hiçbir açıklaması yoktur.Belirli sayıda kişiye ulaşmak için binlerce TL yatırım yapıyor olmak, böyle bir yatırımı haklı göstermek için yeterince makuldür.TV yoluyla erişmeye çalıştığınız bu insanlar kimlerdir, ne iş yapıyorlar, TV reklamını gerçekten gördüler mi ya da ürününü satın aldılar mı sorularını kimse tartışmıyor.Önemli olan tek şey belirli bir rating seviyesine ulaşılmış olmasıdır.Hedef kitlenizle ilgili önemli bilgiler edinmek, onlarla günlük konuşmalar yapmak, onları markanızın dostu haline getirmek, tüm bu şeyler önemsiz görünüyor.Beni yanlış anlamayın, önemli olan tek şeyin bu olduğunu, çünkü dijital iletişimin bize harcanan her TL için yatırım getirisini hesaplamamıza olanak tanıdığını söylemiyorum.Eğer müşterilerim için her Facebook gönderisinin ve her uygulamanın yatırım getirisini kesin bir şekilde hesaplayabilseydim çok mutlu olurdum. 

Ancak o aşamaya gelmek için öncelikle hedeflerimizi anlamalı ve tüm markaların aynı hedefe sahip olamayacakları gerçeğinin farkında olmalıyız.Marka farkındalığı olan bir marka ile promosyona henüz yeni başlayan bir markanın tamamen farklı hedefleri olmalıdır.İlki için istediği pozisyona gelmek ve imajı ve ünü üzerinde çalışmak daha kolay olurdu.Böyle bir marka satış ağırlıklı faaliyetlere başlayabilir çünkü “maliyetini karşılayabilir” ve böyle durumlarda sosyal ağların satışa olan etkilerini tartışmak haklı görülebilir.Ancak ikinci marka, marka farkındalığını oluşturmak için sosyal ağları kullanmalıdır.Sosyal ağ pazarlama stratejisi hedef kitleyi firmanızın ürünleri ve hizmetleriyle düşük maliyetli yollardan tanıştırmanın üzerine odaklanmalıdır. 

Belirli endüstriler arasındaki hedefler de farklılık göstermelidir, örneğin bir telekomünikasyon şirketinin bir saç ürünleri şirketinden farklı hedefleri olacaktır.Bu hedefleri hedef kitleleri ve sosyal ağlardaki davranışları belirler.Her iki grup da bilgi edinmeye çalışıyordur, fakat 24/7 müşteri desteği telekomünikasyon firması için daha önemlidir.Belki saç korumanla ilgili gece yarısı civarı sorulmuş bir soru hemen bir cevap vermeyi gerektirmez, ancak telekomünikasyon desteği ile ilgili herhangi bir soru gerçekten gerektirebilir. 

“Beğeni’nin” değerinin herkes tarafından bilindiğine eminim.Ancak “Beğeni’nin” bir şeyin ölçüsü olmadığını, sadece belirli bir amaca götüren bir araç olduğunu anlamanız gerekir.Ve eğer “amacınla” ilgili bir fikrin yoksa o zaman bir “Beğen sayacından” başka bir şey değilsin.